GAZETELER

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ANKET

  • Spor Toto - Süper Lig şampiyonu kim olacak ?

KUYRUKTAKİ İNSAN

Pazartesi, Şub.18.2019 - 16:35
PAYLAŞ :
 |  Karakter Boyutu : A- A+


KUYRUKTAKİ İNSAN

Kuyruk, insan(*) ile kara, hava ve su hayvanlarında var olan bir organdır. Bu yazımdaki tema, canlıdaki kuyruk değil, kuyruktaki insan. 

Kuyruk, insan(*) ile kara, hava ve su hayvanlarında var olan bir organdır. Bu yazımdaki tema, canlıdaki kuyruk değil, kuyruktaki insan. Gereksinimini ya da arzusunu elde etmek için insan, her şeye katlanır. Eğer aynı şeye çok insan yöneliyorsa, ya öncelik için çatışır ya da bir düzen içinde sıralanır. Eğer elde etmek istenen şey kıt ise, insanın davranışını belirleyen pek çok faktör vardır. O “şeye” doğru yönelme şeffaf, düzgün ve kurallar içinde olursa, ilk gelen ilk alır, son gelen kalırsa alır. Eğer, o “şeye” yöneliş etik olmayan, yasa ve kural dışı, hatta karanlık bir ortamda oluyorsa, elde etmek için kimi her yanlışı ve kötülüğü göze alır. Çoğu kimse ise doğuştan insan gibi davranır, bencilliğine gem vurur, o “şeye” hiç yönelmez. Örneğin, her türlü ihale kuyruğunda, sonuç peşinen biliniyorsa(!) biri-birileri ya pay alır ve kuyrukta kalır, ya da kuyruktan çıkar.

Gelelim, kuyruktaki insana dair, yaşanan üç zaman ve üç yer hikâyesine:

İlki, 1979-Ankara-Türkiye;  CHP, Bülent Ecevit’in genel başkanlığında benim de milletvekili olduğum 1973 seçiminde yüzde 33 oy aldı. CHP-MSP koalisyon hükümeti 1974’de Kıbrıs Barış Hareketi sırasında, tarihin en büyük ilk petrol krizi ile karşı karşıya kaldı. Aynı yıl ABD, haşhaş ekimine kontrollü izin verdiğimiz için ülkemize karşı ambargo uygulamasını başlattı. Bunlara karşın, 1974 yılında halkımız hiçbir üründe kıtlık ve fiyat artışı yaşamadı. Ne var ki, izleyen iki yılda Milliyetçi Cephe Hükümetlerinin uyguladığı enflasyonist politikalar yüzünden 1977 seçimine giderken mal kıtlıkları ve fiyat artışları tırmandı. O seçimde CHP oyunu yüzde 42’ye çıkardı. Ancak her oyun meclise yansıdığı nispî temsil sisteminin sonucu, tek başına hükümet kuramadı. Hükümete gelen 2.Milliyetci Cephe hükümeti, uyguladığı ayrımcı ve tarafgir iç politikasını sürdüremedi. 1978’de CHP hükümeti yeniden üstlenmek zorunda kaldı. 1979’da bir kez daha dünya 2.petrol krizi ile karşılaştı. Dolaysıyla ülkede özellikle petrole dayalı ürünlerde daralma ve fiyat artışları yaşandı. Hükümet, buna karşı sonradan TANSAŞ tabelasıyla yayılan Kooperatif Birliklerinin kurduğu “tanzim satış mağazalarını” açtı. Ne var ki dünya çapında tırmanan ekonomik kriz, en çok bizim gibi ülkeleri vurdu. Dolaysıyla CHP Hükümeti, o tür gerekli devletçi önlemlerine karşılık insanımızı, güncel gereksinmeleri için girdiği “kuyruktan” kısa sürede kurtaramadı. Ve o yıl (1979) boşalan 5 milletvekili için yapılan ara seçimde CHP’nin oyu yüzde 29’a düştü. O günleri anımsamayanları bilgilendirmek istiyorum: Başbakan Bülent Ecevit “ben bu yenilgiyi demokratik anlayışımla bağdaştıramam” dedi ve istifa etti. CHP’nin o demokratik ve onurlu tavrına rağmen, bu gün hala başta Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere karşıtları o “kuyruktaki insanı” suçlama ve karalama propagandası olarak sürdürüyorlar.

İkincisi, 1978-Mokova-Rusya (o zamanki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği); Kadim Genel Başkanım Deniz Baykal’la davetli gittiğimiz Moskova’ya gece karanlığında indik.  Sabah programımız gereği gideceğimiz toplantı için geçtiğimiz caddeler tenha ve renksizdi. İlk izlenimimiz, o tarihte dışardan güçlü gözüken sistemin, içerde sağlıksız ve soğuk görüntüsü oldu. Az ilerde geniş ama boş bir caddede, kalın kaba üst-baş giysilerle yüzlerce metreyi bulan “kuyruktaki insan” ile karşılaştık. Tercümanımız, “belli günlerde satışa konan çoğu gıda ve mutfak malzemeleri için halkın alım yaptığı devlet mağazalarından birisi” olduğunu söyledi. Gezinin devamında, semtine göre o manzaranın değişmediğini gördüğümüzde, “emeğin sömürülmediği bir sistem inancımıza” gölge düşmeye başladı. Yine de, döneceğimiz akşam, davetine gittiğimiz Büyük Elçimiz Namık Yolga, sohbetin sonunda, "halkın günlük yaşamı pahasına ülkeyi güçlü göstermek için başta nükleer olmak üzere batıyla girişilen silahlanma yarışı yüzünden sistemin 10 yıla kalmaz çökeceğini” söylediğinde, önyargılı bir yanılgı içinde olduğunu sandık. 1989’da sistem çöktü ve partiyi Mihail Gorbaçov’un “açıklık ve yeniden yapılandırma” politikası bile kurtaramadı. Adeta küreselleşme yarışına ayak uydurmaya çalışan Tek Adam Vladimir Putin'in Rusya’sının tarifsiz ve gri renkli kapısı, işte o kuyruklarla açılmış oldu. 

Üçüncüsü, 2019-İstanbul-Türkiye; Kalkınmayı ve ekonomik gelişmeyi tarımda ve sanayide kapasite ve üretim artışı değil, daha çok beton ve asfalt dökmek sanan bir parti 15 yıldır iktidarda. İnatla sürdürülen bu politika yüzünden ülke bir kez daha uzun insan kuyrukları ile karşı karşıya kaldı. Hem de,  belediyelerin hukuka aykırı olarak halktan topladığı vergilerle, zararına yola koyduğu, tekerlekli  “tanzim satış” kamyonlarıyla. Hem de, sırf 31 Mart seçimini atlatana kadar! Ak Saray, demokrasiyi sadece sandık gördüğü ve gösterdiği için 2007 seçiminden beri her seçimde yüzde 50’yi geçmek için her yanlışı denedi. Özellikle 2008’den beri, vergi ve zamlarla topladığı kamu kaynaklarını belli hedefine varmak uğrunda harcadı. Ve önce mali sonrada ekonomik dengeler yapısal olarak düzelmeyecek duruma geldi. Enflasyon yıllar sonra yüzde 15’lere işsizlik yüzde 30’lara çıktı. Şimdi artık Aş-İş derdinde olan “Kuyruktaki İnsanımız” 31 Mart seçiminde daha da çok oy alır ve güçlenirse Kayınbaba-Oğul ikilisinin elindeki ekonominin düzeleceği ümidiyle(!) bir kez daha sandığa gidiyor. Bekleyelim ve görelim ...

(*)  İnsanda kuyruk sokumu durumunda

Erol Çevikçe


Bu haber 310 defa okundu.

Benzer Haberler

ZİRVENİN HAZIMSIZLIĞI

ZİRVENİN HAZIMSIZLIĞI Demokrasiyi “sadece sandık” diye anlayan ve anlatan ilk cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ama artık çıplak gerçek o ki, 17 yıl sonra hem de sandık sayesinde devletin bütün güçlerini eline alan ve öylece “Tek Adamlığıyla” dünyaya meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan sonunda “sandıktan korkan” bir politikacı durumuna geldi.

Pazartesi, Mar.18.2019 - 17:54

Amasya Üniversitesinde Çanakkale Menüsü

Amasya Üniversitesinde Çanakkale Menüsü 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi anısına Amasya Üniversitesi yerleşkeleri yemekhanelerinde öğrencilere ve personele yönelik olarak Çanakkale Savaşı sırasında yokluklar içerisinde savaşan askerlerin yediği 'buğday çorbası, üzüm hoşafı ve ekmek' ten oluşan menü ikram edildi. 

Pazartesi, Mar.18.2019 - 17:52

Topsakal: Şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz

Topsakal: Şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz Amasya Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Necmettin Topsakal, 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferinin Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihi olduğunu söyledi.


Pazartesi, Mar.18.2019 - 08:19

“Tedarik Zinciri Buluşması” Amasya’da yapılacak

“Tedarik Zinciri Buluşması” Amasya’da yapılacak

OKA tarafından gerçekleştirilen “Tedarik Zinciri Buluşması” toplantısının önümüzdeki dönemde Amasya’da yapılması hususunda toplantı yapıldı.


Pazartesi, Mar.18.2019 - 08:17

Sultan II. Bayezid Camii’nde Mevlid-i Şerif okundu

Sultan II. Bayezid Camii’nde Mevlid-i Şerif okundu

Çanakkale Zaferi’nin 104. yıl dönümü ve yaklaşan “18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü” sebebiyle Amasya Müftülüğü tarafından Sultan II. Bayezid Camii’nde Mevlid-i Şerif okundu. Programa Vali Dr. Osman Varol’un yanı sıra çok sayıda vatandaşımız katıldı.


Pazartesi, Mar.18.2019 - 08:16
Yorum Yap
Güvenlik Resmi Resmi Yenile

Yorumlar
Yorum yapılmamıştır.

Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Facebook ile Yorum Yap

Haber, Haberler

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Buradasınız: Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portali: Objektif Gazetesi - Tükiye'nin en kapsamli haber portali: http://objektifamasya.com/

Bu site Turkishost haber yazılım paketini kullanmaktadır.